Cilt altındaki yağ dokusu, "septum" adı verilen minik odacıkların içinde yer alır. Hormonal faktörler, genetik yatkınlık veya hareketsiz yaşam, bu odacıklardaki yağ hücrelerinin su ve yağ tutarak genişlemesine yol açar. Genişleyen yağ odacıkları kan ve lenf dolaşımını olumsuz etkiler.
Dolaşım bozulduğunda dokular şişer, bağ dokusu bantları cildi aşağıya doğru çekerken yağlar yukarı doğru baskı yapar. Sonuç olarak cilt yüzeyinde hepimizin bildiği "portakal kabuğu" görünümü, yani selülit meydana gelir. Fazla kilolar ve yaş alma ile birlikte cildin elastikiyetini kaybetmesi, bu engebeli görünümün iyice belirginleşmesine neden olur.
Selülit probleminin kalıcı olarak çözülebilmesi için aşağıda yer alan 5 biyolojik faktörün hedef alınması gerekir:
Geleneksel yöntemler selülit görünümünü sadece geçici olarak kamufle ederken, Emtone selülit tedavisi problemin doğrudan kökenine iner. Emtone, Monopolar Radyofrekans (RF) ve Hedefli Şok Dalga (Akustik Dalga) enerjisini dünyada ilk kez eş zamanlı olarak sunan patentli bir teknolojidir.
Emtone selülit cihazı, selüliti oluşturan tüm nedenlere aynı anda etki ederek derin dokuda kalıcı bir iyileşme sağlar:
İlk seanstan itibaren cildin elastikiyetindeki artış ve sıkılaşma etkisi fark edilmeye başlar. Selülitli bölgedeki pürüzsüzleşme haftalar içinde daha da belirgin hale gelir. Emtone tedavisinin yararlı etkileri, seanslar bittikten sonra da derin dokuda devam eder; kolajen üretimi tetiklendiği için nihai ve en net sonuçlar birkaç ay içinde kendini gösterir.
Önemli Not: Elde edilen başarılı ve pürüzsüz sonuçların uzun yıllar korunabilmesi için tedavi sonrasında dengeli beslenme, aktif yaşam ve kilo yönetimine dikkat edilmesi önerilmektedir.
Prof. Dr. İsmail Küçüker klinik deneyimi ve Emtone teknolojisiyle elde ettiğimiz gerçek hasta değişimlerini, başarı hikayelerini ve tedavi öncesi/sonrası görsellerini incelemek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


